Blog

Ya şimdi benim çok konuşacak kimsem yok, o yüzden yazmak zorundayım içim içime sığmıyor. Bugün bankaya gittim, dedim herhalde ben bu deneyimden sonra Kafka romanı okuyabilirim artık, sanırım ne kastettiğini anladım.   Önce numaratör. Biliyorsunuz, eskiden numaratörlerin olmadığı çağda kuyrukta bekliyorduk. Sen mi öndesin, ben mi öndeyim. Orada...

Bir duyguyu tek başına yaşamak çok zor. Ne kadar çok parçalara bölersen, ne kadar çok kişiye dağıtırsan, o kadar hafifliyor yükün. Bu yüzden de anlatıyoruz. Duygularımızı başkalarına anlatıyoruz. Yükümüzü hafifletsinler, “Anlıyorum ya gerçekten çok zor bir durum.” desin ve ben de anlaşıldığımı göreyim. “Evet böyle...

Ömrümüz boyunca kendimizi gerçekten göremeyeceğimizi fark ettiniz mi? Ellerimi görüyorum, dizlerimi, dirseklerimi… Hatta neredeyse burnumun ucunu bile görüyorum. Ama yüzüm, boynum, sırtım… Saçlarımın kuaförden çıktıktan sonra nasıl göründüğünü, gerçekten göremeyeceğiz. Tüm bunlar için yansıtıcılara ihtiyacımız var. Bir ayna, bir kamera ya da camdaki yansıma. Ya...

Herkes meraklı mı? Merak benim biraz kafayı taktığım, kafaya taktığım bir konuydu. Kimde neden merak vardır, kimde neden merak yoktur, merak olmayanda merak olabilir mi, bunlar cevabını aradığım sorulardandı. Çok yol aldım diyemem ama bir şeyler düşünüyorum. Nasıl oluyor da bazı insanlar merak etmiyor bir şeyleri acaip...

Bu yazıda hızlı bir bilişsel psikoloji altyapısı atıp DEHB’li beyinin dikkatinin nasıl olduğunu en azından kendimin nasıl deneyimlediğini açıklayacağım. Yazının en sonunda yazıyı yazmak için kullandığım makalenin adını ve doi’sini bulabilirsiniz. Başlayalım, dikkat 4 bileşenden oluşuyor (Türkçe literatürdeki karşılıklarını bilmediğim için İngilizce kelimeleri yazacağım ama Türkçe açıklama...

Motivasyonsuzluk. Hem DEHB’li hem depresyonlu biri olarak ikisinde de yaşanan motivasyonsuzluğun hissiyatlarının farklı olduğunu düşünüyorum. Üstelik birinin ilacı ötekine de yaramıyor diye düşünüyorum. Bana göre ikisinin arasındaki farkları yazacağım şimdi. Bunun için araba metaforu üzerinden ilerleyeceğim. Önce DEHB, bana bununkinin anlaşılması bir tık daha zor geliyor. DEHB...

Görülmek ya da görülmemek, işte tüm mesele bu. Bu konuyu daha önce düşündüm ama yazmadım sanırım.   Descartes demiş ki: Düşünüyorum, öyleyse varım. Cogito ergo sum. Berkeley demiş ki: Olmak, algılanmaktır (ya da algılamaktır.) Esse est percipi (aut percipere). Shakespeare demiş ki: Olmak ya da olmamak, işte tüm mesele bu....

Motorsiklet konusunun ilgi çekeceğini tahmin etmemiştim. Ok, ben neden motora binmeye karar verdim? Önce kısa bir arkaplan bilgisi, ben oldum olası araba kullanmayı isteyen ve seven biri oldum. 18 yaşımdan önce arabayı kaçırmayayım diye babam bana araba kullanmayı öğretmedi. Şimdi düşününce, haklı olabilir. Alıp belki bir...

Geçen gün arkadaşımla oturduk, epey de eskiden bir arkadaşım, 6 sınıftan beri, İstanbul'un yürüyerek ulaşım için hiç müsait bir şehir olmadığından konuşurken şöyle dedim "Gerçi ben şanslıyım, evimden ofisime yürüme yolum ağaçlıklı" Sonra içimden bir itiraz geldi hemen. Şanslı mı? Ben tam olarak bunu yapmayı planladım aslında,...

DEHB Türkçe Kitaplar - Bireylere Yönelik DEHB Türkçe Kitaplar - Profesyonellere Yönelik Otizm Türkçe Kitaplar DEHB İngilizce Kitaplar - Bireylere Yönelik DEHB İngilizce Kitaplar - Profesyonellere Yönelik Otizm İngilizce Kitaplar ...

Depresyon ve Statü Tetikleyici içerik uyarısı: İntihar 2018 kışında 3. depresyon atağımın ayak sesleri gelmeye başlamıştı. Daha önceden yazdığım gibi, ilk depresyon atağımda terapiye başlamıştım ve 9 ay düzenli olarak gittikten sonra terapistimle hem fikir olarak durma kararı almıştık. 2019 Ocak'ta yeniden iletişime geçtim. Yeniden başlayalım dedim. Artık...

Ben ne yapıyorum?   Bugün tuvaletteyim, derler ya Türk’ün aklı ya sıçarken ya kaçarken çalışır diye. Türkiye vatandaşı olmamla alakası var mı bilmiyorum ama (neredeyse) hiçbir şey yapmadan oturunca düşünmek için fırsat oluyor tabi. Beyin de DEHB olunca, düşünmemek gibi bir opsiyon yok zaten Tam olarak ne yapıyorum...